Kara Altın -1
Dünyamızda
doğayla ilgili olup biten her şey bize kaynaklarımızı dikkatli kullanmamız
gerektiğini hatırlatıyor. Çöplerimiz doğal olmayan dağlar oluştururken, bu
dağları küçültmek için hepimiz elimizden geleni yapmak durumundayız. Bunlardan
biri de organik atıklarla elde edebileceğimiz kara altın, arkabahçe
mucizesi, kompost ya da bildiğimiz adıyla gübre. Bir çok konuda olduğu gibi burada da tek yapmamız gereken
doğanın ne yaptığına bakıp onu taklit etmek.
Kompost konusuna girmeden önce aklıma
geliveren bir anımı anlatmak istiyorum. Bir zamanlar çalıştığım yerde
aralarında Amerikalıların da bulunduğu bir grupla öğlen yemeğine inmiştik,
yemekler tabldot usulü servis edilirdi. Amerikalı arkadaşlardan biri
yiyeceğimiz yemeklerin Türkçe adlarını sordu. O gün menüde bulunanlardan biri
de kompostoydu, adını söylediğimizde arkadaşın yüzünün aldığı şekli hala
gülümseyerek hatırlıyorum. Bize hoş bir meyve tatlısını çağrıştıran komposto
kelimesi, onlarda gübre sözcüğünün bizde yarattığı etkiyi yaratıyor olmalı.
Gübre sözcüğü kulaklarımıza cazip gelsin gelmesin, organik atıkları değerlendirenler
sonunda ortaya çıkanın olağanüstü kaliteli mis gibi bir toprak olduğunu bizzat
görmüştür.
Artık
yalnızca bahçeli evlerde oturanlar değil, apartman dairelerinde yaşayanlar da
çöplerini azaltmaya yöneliyor. Kompost yapımı benim
hep biraz kafamı karıştırmıştır, içine ne katılır, ne katılmaz, neler kokar
neler kokmaz, bu ve bunun gibi sorular. Şimdi kafa karıştırmadan nasıl kompost yapılacağına dair öğrendiklerimi bir bir anlatacağım.
Çoğu kişi zaten bilir ama kısaca hatırlatalım, kompost yapma işi toprakta yaşayan binlerce mikro
organizmanın başlattığı doğal bir sürece dayanır. Bu organizmalar nemli organik
atık yığınlarında beslenir ve süreç esnasında epey yüksek bir ısı yaratırlar.
Isı yükseldiğinde bakteri, mantar ve böcekler de ziyafete katılır. Isı
düştüğünde yığının karıştırılması, bu canlılara oksijen sağlayacağından yeniden
ısı yaratarak çalışmaya devam ederler ve bu arada yükselen ısı zararlı
organizmaları da öldürür. Kompost oluşumu sırasında
daha önce yükseldiği halde artık ısının hiçbir şekilde yükselmemesi, mikro
organizmalar açısından ziyafetin bittiğine, bizim açımızdan ise humusa benzer
toprağımızın hazır olduğuna delalettir.
Elde edilen kompost, gübre olarak bitki ekerken toprağa
karıştırılabilir; çimlerin üzerine serpilerek kullanılabilir, saksı diplerine
eklenebilir veya kompost çayı yapılabilir. Basit
usulde kompost çayı yapmak için eski bir kumaş çuval
veya yastık kılıfına dolduracağınız kompostu bir kap
içindeki suya batırın ve su çay rengini alıncaya kadar bekletin veya üç ölçü
suya bir ölçü kompost katın ve bu çayla bitkilerinizi
sulayın, özellikle de büyüme sezonunda.
Ayrıca kompostu kışın
soğuktan koruyucu olarak bitkilerin dibindeki toprağın üzerine yaymak da
mümkün. Bu iş için rendelenmiş tahta parçaları da kullanılabilir. Kompostu içine ayrıca toprak karıştırmadan fide yetiştirmek
amacıyla da kullanabilirsiniz.
Kompost yapmaya başlamadan önce tabii ki bir kompost kabı veya mekanı seçmek
gerekli. Kendi kendinize yapabileceğiniz bir kompost
kabı kullanabileceğiniz gibi, bahçeli evlerde üstü açık üç tarafı kümes teli,
tahta çit veya briket ile kapatılmış bir de kapısı olan bir yer
hazırlayabilirsiniz. Hazır satılan kompost
kutularından almanız da mümkün veya çivi ile delikler açtıktan sonra çevirmek
için bir de kol ilave edebileceğiniz eski su depoları, bidonlar vs. de bu iş
için kullanılabilir. Kompost işini hızlandırmak ve
güneş enerjisinden yararlanmak için genellikle bu kaplarda koyu renkler tercih
ediliyor.
Gelelim kabın içine koyacaklarımıza.
Kompostun tarifi, kısaca “BESİN, SU, HAVA” olarak
özetlenebilir. Hava organizmalara oksijen sağlayarak “aerobic”
ya da esprili bir çeviriyle “havalı kompost” yapma
olanağı sağlar, aksi halde havasız kompost olayı
gerçekleşir ve çürük yumurta kokusu her yanı sarar. Bu yüzden kompost yığınlarını belli aralıklarla havalandırmak, ya da
hava alabilecek araç gereçler, kaplar kullanmak en iyisi.
Havalı kompost yapmanın da iki yöntemi var, sıcak ve soğuk kompost. Soğuk kompost geniş
bahçesi olup da bu işe daha az zaman ve fiziksel güç ayırmak isteyenler ve asıl
amacı çöpleri azaltmak olanlar için ideal. Soğuk kompost
için kuru ve yaş organik malzemeleri bir çukurda ya da bahçenin bir köşesinde
biriktirebilir ve çürüyüp toprağa karışmaları için doğanın marifetli ellerine
bırakabilirsiniz. Soğuk kompost yaklaşık bir yılda
kullanılabilir hale geliyor.
Öte yandan
sıcak kompost biraz daha çabuk sonuç veren (bazen iki
hafta), ama karşılığında biraz da uğraştıran bir işlem. Sıcak kompost hazırlarken nelere dikkat edeceğimize gelince:
Hava en
önemli elemanlardan biri, bu nedenle yığını sık sık
alt üst ederek havalandırmak gerekiyor, ağır bir koku havanın yetersiz olduğuna
işaret. Havalanan kompost yığınının içinde yükselen
ısı zararlı organizmaları yok ettiği gibi kompost
sürecini de hızlandırır. Kompost yığınınızı çit
içinde oluşturduysanız en basit şekilde bir bahçe tırmığıyla alt üst ederek
havalandırmanız mümkün, ya da delikli bir boruyu yığının orta yerine dikey
olarak yerleştirmek veya kuru dal demetlerini yığının çeşitli katmanlarına
yerleştirmek de havalandırma için işe yarar yöntemler. Ayrıca kompost yığınının altına kuru dallar veya hava
geçirebilecek şekilde yerleştirilmiş tahta parçaları koymak da iyi bir fikir. Kompostu delikli bir kapta yapıyorsanız, kabı zaman zaman ters yüz etmenin veya yuvarlamanın iyi olacağı
belirtiliyor.
Su ikinci
önemli etken. Kompost yığını sıkılmış sünger kadar nemli olmalı, yani
dokununca nemi hissedebilmelisiniz ama sıkınca su akmamalı. Yığını ara sıra bir
dal parçasıyla açılacak deliklerden sulamak gerekli, çok kuruduysa o zaman
yığını boşaltıp her tabakayı yeniden nemlendirmek gerekiyor, kuru yaprak gibi
malzemeleri suda beklettikten sonra yığına eklemek iyi bir fikir. Çok ıslak
olan yığını ise biraz güneşe serip kurutmalı ve içine biraz daha kuru malzeme
eklemek gerekiyor.
Besine
gelince, benim açımdan en kafa karıştırıcı bölüm. Kompost
sözlüğünde karbondan zengin odunsu malzemeler (kuru yaprak, kağıt,
ağaç kabuğu yosunu, talaş, mısır sapları, kuru ot ve saman) “kahverengi” içerik
olarak adlandırılır. Bahçe artıkları, hayvan gübresi, çay ve kahve artıkları,
kıl, yiyecek artıkları nitrojenden zengin “yeşil” içeriği oluşturur. Çim ve
otların ise kurumuş artıkları kahverengi, taze biçilmiş olanları ise yeşil
gruba girer.
Başarılı bir
sonuç için şu basit kuralı unutmamak gerekir. Komposta
katılacak kahverengi ve yeşil içeriklerin ağırlığı yarı yarıya olmalıdır.
Malzemeyi tartmanız gerekmez, sadece tahmini olarak bu oranı ayarlamak yeterli
olur. Zamanla bu oranı yemeğe tuz atar gibi göz kararı doğru olarak yapmayı
öğrenirsiniz. Yığın yeterince ısınmıyorsa yeterince “yeşil” içerik yoktur,
amonyak gibi kokuyorsa “kahverengi” malzeme ilavesi gerekmektedir.
Kullanılacak
malzemelere gelince, aşağıdaki tabloda “C” ile işaretli olanlar karbon içerir
ve kahverengi grubuna girer, “N” ile işaretli olanlar ise nitrojen içerir ve
yeşil gruba girer